|
Sayın TAİAD Üyeleri, Değerli Dostlarım,
Son ekonomik oluşmaları birlikte kısaca gözden geçirmek üzere sizlere bu mektubu yazmayı düşündüm. Umarım bu şahsi mesajım doğrudur ve yarar sağlar!...
Önce kısaca global kriz sorununa bir göz atalım. Nasıl oluştu.. Sebep sonuç ilişkisi nedir?
Dünyada son 10 yıldır gittikçe artan bir arz fazlası birikmekteydi. Bu arz fazlalarını yok etmek için; Rubini’ nin de dediği gibi – bilgisayar, makine mühendislerine kıyasla sayıları katlanarak artan finansman mühendisleri, finansman enstrümanları keşfediyor, üretiyordu. Yani soyut paralarla, değerlerle bu arz fazlaları karşılanmaya çalışıldı. Şişen bu sözde parasal değerler sonunda patladı, yani şapka düştü kel göründü. Aşırı Dolar, Euro basarak, faizi düşürerek tekrar likiditeye dönüştürülmeye çalışılan bu deprem tabiatıyla şimdi batıda çok can yakmakta daha da yakacak ve de pek çok işletmenin kapanmasına, işsizliğin artmasına neden olmakta ve de olacaktır. Bunun tarihte diğer alternatifleri dünya harpleri olarak tecelli etmiştir.
Bana göre; Türkiye’de durum aynısıyla geçerli değildir.Alışılagelmiş satış noktalarında bu deprem sonucu yaşanan talep daralması, fakirleşme, bazı sektörlerimiz için ciddi biçimde talebi azaltsa da tüm etkisini böyle yorumlamak hatalı olacaktır. Çünkü bu geçicidir. Ve reel değerlere dönüş sürecidir. Bizde yanlış gelişerek kanserleşmiş kurumlarımızı budayarak, sağlıklı bir sürece geçmesine de neden olan, 2001 yılındaki iç krizimizle ilgisi yoktur.Nitekim bu nedenle de milli finans kurumlarımızı adeta olumlu etkilemiştir.
Açıktır sorun,Mizanlarına bakın.
Yani kabaca, doğuda açılan her fabrika batıda kapanan bir fabrikadır.
Daha açık ifade edeyim. Eminim ki; Amerika’ da kapanan her otomobil farikasının kapanışını derin ekonomi yorumlarıyla üzgün üzgün ifade eden rakip CEO’ları, ofislerine girince artacak sektör payına karşı büyük bir keyif yaşamaktadır. Ve bu süreçte tedbirler gelişmektedirler. Bir bölümü moralden de oluşan bu fırtına geçince yerine parlak, sağlıklı bir talep alanı bırakacaktır. Bu fırtınadan katma değeri az olan sanayi sektörleri daha çok etkilenecektir. Bu doğaldır. Çin’de malı ürettirip ucuz dolarla,yüksek TL faiziyle, dolar borçlanarak, Ülkeye getirip üstüne 1 USD katma değer koyup satanla, %80’i yurt içinde, haksız rekabet içinde gelişebilmiş Milli Sanayimiz durumu tabii ki aynı olmayacaktır.Bu gün yüksek katma değerli Milli Sanayimizin doğuşunu, biraz da gümrük birliğine girdiğimizde oluşan doğal budamanın ve sıkıntıların bir sonucudur diye düşünmekteyim. Gerçek değerlerle gelişen sanayimiz, artan Ar&Ge gücüyle Ülke’yi daha başarılı taşıyacaktır.
Bugün yine bir metamorfoz ortamı oluşmuştur denebilir. Bunun sonucu ve ilk etki geçtiğinde, orta vaat edede Ülke için yararlı olacaktır. Bu aşamada batıdaki rakiplerimizde yapılacak her hata bunun oranını lehimize artıracaktır.
Ammaaa.. Bu süreci bir fırsat olarak kullanmak,
Ülke’mizin yarar oranı arttırmak tamamen hükümetin alacağı tedbirler ve de özel sektörle ortak akılda buluşması ile ilgilidir. Bu konuda ciddi ümit verici durumlar almakla beraber bunların oluşmasında çekingen davranıldığına hatta geç kalındığına şahit olmaktayız. Bu husus önemlidir.
Kısaca birkaç başlıkla ifade edilirse;
a) Yatırımları, istihdamı arttıracak Teşvik Yasası’nı YATIRIM İNDİRİMİNİ devam eden, zordaki yatırımları da içine alacak biçimde Meclis’ten geçirilmelidir.
b) Sıkıntıdaki KOBİ’lerimizi ferahlatacak tedbirlere devam edilmeli, KOBİ yaratma, geliştirme, Yönlendirme her Bakanlıkça özendirilmelidir.
c) İnnovasyon, teknopark’lar teşvik ve realize edilmelidir. Hem de her yerde, her fırsatta..
d) Girişimcilik hızını artırmak amacıyla; Vergi ve mevzuat azaltılmalı, yalınlaştırılmalıdır.
Ezcümle bu sıkıntılı günlerde sizleri kötümserlik içinde olayları izlemek yerine yaratıcı, atılımcı bir eylem planına davet etmek istiyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Sayıl DİNÇSOY y.müh.
Başkan
www.taiad.org.tr / www.elektral.com.tr
|